Mayıs 2012
 

ÇOCUK YETİŞTİRMEDE DİSİPLİN NEDİR? NE DEĞİLDİR!

  Perşembe, 08.12.2011 12:53:28
 
 

 Çocukların gösterdiği uyum ve davranış sorunlarının nedenlerin­den birisi de, anne-babalarının onlara uygun sınırlar koymamala­rıdır. Bazı ailelerde disiplin yok gibidir. Çocuğun tüm davranışları hoşgörüyle karşılanır.

“Çocuktur yapar.”, “O daha çok küçük, yüklenmeyelim.” düşün­celeriyle çocuğa sınırsız haklar tanınır. Çocuk, istenmeyen bir şey yaptığında, anne-baba yumuşak bir şekilde: “Yapma!” mesajı ve­rir, defalarca aynı mesajı tekrarladıktan sonra ikna edici nedenler ve açıklamalarda bulunulur.

Bu arada çocuk, istediği şeyi yapmaya devam etmektedir. Bazı evlerde ise disiplin vardır; ancak ne zaman, nerede uygulanacağı be­lirsizdir. Anne-babanın tutumu aşırı hoşgörü ile sert cezalandırmalar arasında gidip gelmektedir.

 

Normalde izin verilmeyen bir davranış, anne-babanın uğraşacak zamanı olmadığında ya da keyifleri yerinde olduğunda görmezlikten gelinir. Çocuk nerede durması gerektiğini bilemez.

 

Davranışlarını, “Ne zaman yaparsam cezadan kurtulurum?” soru­suna göre ayarlar.

Anne-babalar; kendi ruhi durumları, çocuğun yapısı ve çevre ko­şullarına göre çocuklarına karşı tutarsız davranabilirler. Hiçbir evde tutarlılık sürekli değildir.

Burada sözü edilen tutarsızlık, sürekli devam eden tutarsızlıktır. Bir gün görmezlikten gelinen davranış, ertesi gün ağır ceza görüyorsa; annenin yaptığını baba bozuyor ya da babanın verdiği cezaya anne karsı çıkıyorsa, tutarsızlık gerçekten vardır.

Tutarlı olmayan yaklaşım, gevşek ve katı tutumların tüm sakınca­larını taşır. Çocukların sorumluluk almalarını engeller, hem de onları aşırı deneme ve isyana teşvik eder.

Tutarsız yaklaşım içinde annelerin sık başvurduğu yollardan birisi de acındırma yoludur.

“Beni çok üzüyorsun.”, “Sizin yüzünüzden hasta oldum.”, “Beni birazcık seviyorsan yapma.” diyerek çocuğun söz dinlemesini sağ­lamaya çalışan anneler vardır. Bu yolla çocuk endişelenir; ama yine söz dinlemez, hatta daha hırçın davranır. Bütün gün bağıran, azarla­yan, söylenen anneler vardır. Çocuk, davranışını, annenin ses tonuna göre ayarlamayı öğrenmiştir.

Anne en yüksek ses tonuyla bağırmadan söz dinlemez. Babaya şikâyet etmek, babanın öfkesiyle korkutmak da diğer bir tutarsız yak­laşım örneğidir.

Akşam baba eve gelince, önce çocukların bütün gün yaptıkları an­latılır; daha sonra “Bu seferlik affet babası, bir daha yapmayacağına söz versin.” denilerek babayla çocukların arasına girilir.

Çocuk uyarıların uygulanmayacağını öğrenir, ertesi gün aynı se­naryo tekrar yaşanır.

 

Uygulanması sakıncalı olan ama anne-babaların sık başvurduğu yöntemlerden birisi de çocuğa küsmektir. “Konuşma benimle, ben senin annen değilim.”, “Git başka anne bul.” cümleleriyle çocuğu yola getirmeye çalışmak ve bunu uzun süre sürdürmek çocuğa küs­meyi öğretir.

 

Çocuk tedirgin olur ve annenin kendisiyle barışması için elinden geleni yapar.

Sonunda zaten vicdanı rahat olmayan anne hiçbir şey olmamış gibi barışır. Bazen anne çocuk arasındaki ilişki, küslük öncesinden daha yakın olur.

Bir disiplin aracı olarak söz edilmesi uygun olmayan ama günü­müzde halen uygulanmakta olduğu için üzerinde durulacak bir yön­tem de, dayaktır. Dayak bir anlık öfke ile başvurulan, çoğu kez ama­cını aşan bir cezadır. Öğretici değeri olmayan, etkisi kısa süren bir yıldırma yöntemidir. Dayak yiyen çocuklar, çoğunlukla neden dayak yediklerini unuturlar.

O gün babasının  kendisini dövdüğünden yakınan bir çocuğa o gün neler olduğu sorulduğunda, olayı hatırlamadığını söyleyecektir. Aklında kalan tek şey, dayak yemiş olduğudur.

Disiplin, bir eğitim aracı olarak düşünüldüğünde korkutma, utan­dırma, gururunu kırma gibi kavramlarla iç içe olmamalıdır. Disiplinin iki temel amacı vardır: Birincisi, çocuğa anlaşılır, kesin ve sınırları olan, güvenli bir ortam sunmaktır. Bu ortam, çocuğun sağlıklı gelişi­mi için gereklidir.

Disiplinin ikinci amacı ise, çocuğun kendi kendini yönetme yetene­ği yani özdenetim kazanmasıdır. Çocuk denetim altında değilken de öğrendiklerini uygulayabilmeli, kurallara uymayı sürdürebilmelidir.

Anne-babası yanındayken kurallara uyan; ama denetim kalkınca çığırından çıkan çocuk, özdenetim yeteneği kazanmamış demektir. Bazı anne-babalar, disiplini, sorun olduğu zamanlarda başvurulacak uygulamalar olarak görürler. “Çocuğum söz dinlemediği zaman ne yapmalıyım?” “Bana vurduğu zaman ben de ona vurabilir miyim?”,

 

“Verdiğimiz hiçbir ceza işe yaramıyor, ne yapacağımızı şaşırdık” ifa­deleri, bu bakış açısını tanımlar.

 

Bu anne-babalar için disiplin, acil durumlarda dokunulması gere­ken bir alarm düğmesidir.

Böyle bir disiplin anlayışı eğitici değil, cezalandırıcıdır. Önceden bir hazırlık yoktur, olay anında tepkisel yaklaşılır. Bu duruma gelme­mek için disiplin, yaşamın bir parçası olarak görülmeli, “Sorunları önceden önlemek için neler yapmamız gerekiyor?” sorusuna yanıt aranmalıdır.

Anne-babaların etkili ve kesin sınırlar koyamamasının bir nede­ni de, çocuklarının sevgisini kaybetme korkularıdır. Çocuklar anne-babanın bu korkusunu hissederler ve sınırlarla karşılaştıklarında on­ları sevmemekle tehdit ederler. “Sen kötü bir annesin, senden nefret ediyorum!”, “Çok acımazsızsın, beni hiç sevmiyorsun!” gibi cümleler­le anne-babaya geri adım attırmayı başarırlar.

Hiçbir çocuk sınırları isteyerek, memnuniyetle kabul etmez.

Çocuğun, kural koyan anne-babaya “Bu kuralları benim iyiliğim için koyduğunuzu biliyorum, iyi ki kurallarınız var.” demesini bekle­mek yanlıştır. Anne-baba olmanın zor taraflarından birisi de konulan kurallar nedeniyle çocuğun kızgın olmasını tolore edebilmek ve geri adım atmamaktır.

Çocuğuyla yakın ilişki kurmayı, onunla “arkadaş” gibi olmakla karıştıran anne-babalar da vardır. Arkadaşlık ilişkisinde eşitlik var­dır. Taraflar birbirlerine öneride bulunabilir. Kararlar uzlaşarak alınır, yaptırım yoktur. Önerilen şey istenirse yapılır, istenmezse yapılmaz. Oysa çocuklar için evde tutarlı kurallar ve sınırlar koyan, sevgi ve destek veren bir anne-baba gereklidir. Anne-baba sınırını koymalı, çok memnun olmasa bile uygulamaya devam etmelidir.

 

Nilüfer Karataş

Çocuk Gelişim Uzmanı

Aile & Yaşam Koçu

 
  
 
Toplam Oylama : 0

Yorumlarınız

 
 
 
 
 
 

bu ayın diğer makaleleri




ANNE-BABALARA ÇOCUK YETİŞTİRMEDE ÖNERİLER
SEVGİLİ Anneler ve babalar; Çocuklarınız sürekli bir büyüme ve değişme içindedir. Sizin çocuğunuz olsa da, sizden ayrı bir kişilik geliştirmektedir. Onu tanımaya ve anlamaya çalışın.devamı için tıklayınız
HTC ONE SERİSİNİ BARCELONA'da YAPILAN DÜNYA MOBİL KONGRESİ'nde TANITTI
NOKIA 808 PureView
GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) KARIN AĞRISI VE KASIK AĞRISI
GEBELİKTE BEL VE SIRT AĞRISI



Ülker ArenaÜlker Arena'da gerçekleştirilen Fenerbahçe Spor Kulübü Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda Aziz Yıldırım, yeniden kulüp başkanlığına seçildi. 5 bin 271 oyun 5 bin 269'unu alıp rekor kıran Aziz Yıldırım, 14 yıl önce oturduğu koltuğun 3 sene daha sahibi oldu
devamı için tıklayınız
Havutçu ile yollar ayrıldı!
Beşiktaş seride öne geçti!
İşadamlarına 'yeşil pasaport' müjdesi!
Boşanma rakamlarında şaşırtan sonuç
Suriyeli muhaliflerden şok iddia
Türkiye uzayda sınıf atlayacak!
"Biz terörle müzakere eden bir parti değiliz"
Euro'nun derdi G8'i gerdi!
Dünürlerin kavgası kanlı bitti
Başbakan Erdoğan'dan Uludere açıklaması
Bir ayda tam 17 kilo verdi!
Çerkezler 'sürgün' için yürüdü
Bu ayaklar kimin? GALERİ
Bay Facebook evlendi! - GALERİ